Kayıtlar

-x hali

Resim
sanırım yalnız olmak yalın olmaktan geliyor. sen ne kadar yalın ve şeffaf olursan o kadar tek nefes alıyorsun. ruyaların bile yalın oluyor. gittiğinde bile yalınlık için gidiyorsun. yokluk ise artık senin yalının oluyor. bir bakmışsın dunyanın en yalın halindesin. ekleri arıyorsun ama bulmak istemiyorsun. bulsan bile sıkılıyor ve uzaklaşıyorsun. bunu ne için yapıyorsun yalın olmak için.
hadi gel gidelim!
uzaklaşalım bu dünyadan...

30 olmadan yapılacak 40 şey (otuza az kaldı...)

*Ailenizden ayrı bir şehirde yaşayın.
*Bir ya da birden fazla yabancı dil öğrenin.
*Dalış dersi alın ve deniz dibini keşfe çıkın.
*Mümkün olduğunca dans edin.
*Mantığınızla yüreğiniz çatıştığında, mantığınızı boş verin; yanlış bile olsa bir kere kalbinizi dinleyin.
*Interrail'e çıkın, trenle Avrupa'yı ziyaret edin. Interrail'in belli bir yaş sınırı olmasa da 28'den büyükler için bir miktar daha pahalı.
*Gözünüz kör olsun, kalıbınıza sığmayın. Karşılıklı bir aşk olmasa, birbirinize bir türlü kavuşamasanız bile bu aşkın tadını çıkarın.
*Çok uzatmadan mezun olun.
*Bir süre kendi sınırlarınızın dışına çıkın ve yabancı bir ülkede yaşayın.
*Bir projede ya da bir mekânda gönüllü olarak çalışın.
*Kendinize aylaklık etmek için biraz zaman tanıyın.
*Mümkün olduğunca çok insanla tanışın.
*Bir dağa tırmanın. Bir gece orada kalın.
*Bir kez istifa edin. Ancak bunun filmlerdeki gibi olmadığını şimdiden bilmenizde fayda var.
*Bunun paraşütü var, bungee jumpingi var, raftingi var, kay…

ölüm

Resim
Ölüm ne garip şey hocam… hayatında yaşadığın her şeyi gerinde bırakıyorsun ve asıl olan tarafa gidiyorsun. Kefenin cebinin olmadığını ve pamukların ne kadar kıymetli olduğunu anlıyorsun. Yaşamında elde ettiğin tüm maddi şeyleri bir hiçmiş gibi gerinde bırakıyorsun. Sen artık sadece manevi şeylerle tartılıyorsun. Omuzlarında ki ağırlıklar ne kadar bun bile artık sabit. Gidene mi zor yoksa geride kalana mı?
Geride kalanın enerjisini nasıl bir anda yok ediyor bu ritüel… nasıl dayanacaksın ki, nasıl yaşam pınarını bir daha bulacaksın… sanki gerek var, yaşamın sonu belli yada yaşama giden yol belli…
Hep kendime ait bir ritüelimin olmasını istemişimdir, al sana ritüelin kralı ÖLÜM!
On iki saatten az bir sürede toprağın altında yerini alıyor bedenin. Ruhun ise nerede olacağına yaptıklarınla yön vermişsindir ama onunda belirsizliği geride kalanların dualarıyla perçinleniyor...
Resim
Karşıdaki Adam: Neden öyle bakıyorsun? Emma Peel: ... Karşıdaki Adam: Yapma lütfen, rahatsız oluyorum. Dik dik bakma! Emma Peel: Bakışlarımdan değil bakabiliyor olmamdan rahatsız oluyorsun sen. Sana bakılabiliyor olmasına bile tahammülün yok. Karşıdaki Adam: Saçmalama! Varsa bir söyleyeceğin söyle, yoksa çekip gidiyorum. Emma Peel: Gidemezsin. Buna cesaretin yok. Tek başına bir hiçsin çünkü, bunu ikimiz de biliyoruz. Şimdi otur oturduğun yerde. Ben bakacağım sen de o bitmeyen tedirginlikle yaşamaya devam edeceksin.


Yekta Kopan

an

Resim
Geçmiş geçmişte kalmıştır ve önünüze cıkmasına izin vermeyin. elbette dersler cıkacaktır ve elbette keşkeler denilecektir ama yaşadığın andır senin hayatın. geçmiş yaşanılmış gelecek bilinmeyen bir zamandır. sen anını yaşadıkca hayatında mutlu olursun.

Şimdiye kadar keşke dememek için kişilerin isteklerine kulak verdiniz ve değerlendirdiniz.peki ne oldu hayatınızı yaşayabildiniz mi? sanmıyorum. yaşam sadece şuandan ibaret ve gerisi sadece hafızalarda yada hayallerde düşünülen. kendiniz gibi olun ve sadee kendinizi dinleyin. mutluluk şuan yanınızda, uzakta değil...

Yirmi sekiz yıl

From Evernote:Yirmi sekiz yılHayatım bu evde gecti, onun dört duvarları arasında büyüdüm ben. Şimdi ondan ayrılıyorum, bundan dokuz yıl önce aslında ben ondan ayrılmıştım ama biliyordum o burada, beni ne olursa olsun muhakkak bekleyecek olan, sebep sormadan kapılarını acacak olandı o... Şimdi sadece adresi değişiyor evim gene beni bekliyor olacak. Bu ev öyle bir evki sadece dört duvar değil, bu ev hayata gözlerimizi açtığımız ve onun tatlarına vardığımız bir yer. Bu evde büyüdük, bu evde emekledik ve hayata karşı ilk kez bu evde ayaklarımızın üzerinde dim dik durduk. Duvarları arasında koştum, kafamı yardım ve kızgın davul fırının üzerine oturdum. Bu evde mutluluklarımı ve hayatımın en acı anlarını yaşadım. Duyguların en uç noktalarını onun duvarları arasında yaşadım. Yeri geldi kucaklara çıktım yeri geldi kardeşim için emekledim ve onu sırtımda taşıdım. Durmadan tartışdık onunla bu duvarlar arasında ama sadece bu duvarlar arasında. Yeri geldi ben onu kızdırdım ve kızgınlığın ürünü ol…

29 Ekim saygısı...

From Evernote: 29 Ekim saygısı... Nasıl bir ülkede yaşıyoruz?

Şehrimden ülkemin başka bir şehrine giderken bile başkent girişinde sizi önce jandarmalar karşılıyor. Karşılama bandosu olarak ne zamandan beri jandarmaları kullanıyor bu başkentte yaşayanlar, anlamadım. Burası benim şehrim benim başkentim size ne oluyor ya ister Ata'mı ziyarete gelirim ister, Yüksel caddesinde can dostlarımız için kardeşlerimize buluşurum. İstersemde sizlerin o tatil anılarınızı birbirinize anlattığınız, günlük toplantılarınızı, tabiri aslında şudur ev hanımların kahve günleri vardır, ha işte o günlerinizi yaptığımız yeni meclisinize sizi ziyaret etmeye gelirim. Maaşlarınızın yetmediğini savunduğunuz misafirlerinize ikramlarınızdan tadarım. Aa misafir umduğunu değil bulduğunu yermiş misali bizde biber gazından nasibimizi alırız. O ayrı bir olay... Aslına bakarsanız jandarmanın yada polisin benim GBT mi sorgulaya bilmesi için beni şüpheli olarak görmesi gerekmektedir yada yukarıdan emir alacak ki b…